BDT yöntemi ile Obezite Terapisi

BDT yöntemi ile Obezite Terapisi
  • Motivasyon eksikliği
  • Kendinize hayır diyememe
  • Verilen kiloyu koruyamama
  • Diyet yapmanın zorlukları
  • Monoton yaşam
  • Hayal kırıklığı
  • Özgüven eksikliği
  • Olumsuz beden imajı

Bilişsel davranışçı terapiler:

1)  Obezite gibi söz konusu sorunu devam ettiren süreçlerin bilişsel ( düşünsel ) yapısını ele alır.

2)  Kalıcı değişimi önleyen bilişsel ve davranışsal mekanizmaları değiştirmeyi hedefler.

3) Belirlenen hedeflere ulaşmada ve sürdürülmesinde bilişsel ve davranışsal yöntemler kombinasyonu uygular.

Bilişsel davranışçı terapinin birinci amacı sorunun çözümüne yönelik bilişsel değişimi sağlamak ve yeniden yapılandırmaktır. Obezite tedavisinde uzun vadeli en büyük engel verilen kiloların geri alınmasıdır. Bilişsel davranışçı terapinin bu konudaki faydası diğer tedavi yöntemlerinden üstündür.

Tedavinin birinci bölümünde kilo kaybının yanında görünüş, kendine güven, ilişkilerin kalitesi, fiziksel sağlık, beden oranlarını kabul etmek gibi değiştirilebilecek ve değiştirilemeyecek konularda çalışılır. Danışanın kilosunu kontrol edebileceğine dair inancın oluşturulması obezite tedavisinin temel basamağıdır.

Tedavinin ikinci basamağında ise gerçek dışı kilo hedeflerinin makul düzeye getirilmesi, beden algısı endişelerinin giderilmesi ve kilo kaybı amaçlanır.

Obezite tedavisinin son basamağı ise etkin kilo kontrolü için gereken davranışsal ve bilişsel değişimi ve becerileri kazandırmaktır.

Ortalama 20 seanslık bir terapi ile vakaların büyük çoğunluğunda netice alınır. Tedavinin esnekliği ve kişiselleştirilmesi başarıldığı ölçüde hızlı ve etkili sonuca gidilir. Yemek ve sıvı alımının takibi, kalori sayımı, esnek bir diyet listesi oluşturma, motivasyon eksikliği, kötü yemek seçimi, sık abur cubur yeme, alkol kısıtlaması, olumsuz ruh hallerine yanıt, ödül olarak yeme gibi alışkanlık ve sorunlar obezite tedavisinin ilk basamaklarında çözülecektir. Obezitenin bilişsel davranışçı tedavisinde aktif bir yaşam tarzı oluşturmak, beden algısı endişelerini ele almak ve kilo hedeflerini ele almak sırasıyla ele alınacak diğer tedavi basamaklarıdır. Danışanların kilo verme arzularındaki en büyük etkenlerden biri görünüş hakkındaki kaygılar ve yeni bir görünüme sahip olma isteğidir. Bazı istekler birçok danışanda mümkün olmayan kilo hedeflerine sebep olur. Psikoterapist gerçekçi olmayan kilo hedeflerini, bunun yansıttığı endişeleri ve olumlu kabullenmeleri benimsetmek durumundadır. Kiloyu başarılı bir şekilde korumanın önündeki en büyük engellerden biri kilo kaybı için gerçekçi olmayan hedefler ve sağlık, zindelik, fiziksel görünüş gibi birincil hedeflere bu derece bir kilo kaybı olmadan erişilemeyeceğine dair olan inançlardır. Daha fazla kilo kaybı için yapılacak zorlamalar, etkin zayıflama stratejilerinin ve bunları kullanma becerilerinin küçümsenmesine yol açarak tedaviyi baltalayacaktır. Bu döngüyü kıracak bilişsel davranışçı yaklaşım, kalıcı kilo kontrolünde çok büyük fayda sağlar.

Obezite tedavilerinde kaybedilen kiloyu korumada zorluk yaratan üç temel faktör vardır.

1) Kilo korumasının kilo kaybından daha az motive edici olması. Burada hem bireysel doygunluk hem de etraftaki insanlardan daha az cesaretlendirme gelmesinin motivasyon kırıcı etkisi söz konusudur.

2) Kilo koruma sürecinin zayıflama aşamasında olduğu gibi sınırlı bir süreyi kapsamayıp belirsiz süreyi içermesi.

3) Daha önce kabul edilemez olarak görülen kilo ve fiziksel görünümün kabullenilmesi. Bu 3 faktör üzerindeki bilişsel engeller kaldırıldıkça kalıcı kilo kontrolü de sağlanacaktır. Obezite tedavisinde psikolojik destek hiçbir zaman ihmal edilmemeli.

Obez hastalarda sıklıkla görülen depresyon, panik atak, kaygı bozuklukları, kişilik bozuklukları, özgüven eksikliği gibi ruhsal sorunlar mutlaka tedavi edilmelidir. Zayıflama tedavisindeki diyetisyen, spor, dahiliye-endokrinoloji üçgeninde psikiyatri-psikoterapi rolü dikkate alınmalıdır. Tedaviye dirençli obezite vakalarında ve verilen kilonun kalıcı kontrolünde obezitede psikoterapi desteği şarttır. Farklı psikoterapi yöntemleri arasında bilişsel davranışçı terapinin obezite tedavisinde özel önemi vardır.